Ukalalık yapılacaksa, buna tek hakkı olan taraftardır

28.Nisan.2016

Bu aralar futbol yine karışık, yine tutkumuz sorgulanıyor; her kalem yazıyor, çiziyor. Sosyal medyadan üzerimize oynanıyor, haddini aşan yersiz paylaşımlar yapılıyor. Neymiş efendim! Trabzonspor-Fenerbahçe maçında yaşanan olaylar bu kadim şehrin genel durumu içinde olağan yansımasıymış. Hadi oradan, hadi oradan. Ağzınızdan çıkanı, kulağınız duysun. Hafızanız yetmiyorsa, her iş için kullandığınız internetiniz bugünlerde de işinize yarasın. Sadece Türkiye’ye değil, Dünya futboluna da bir göz atın.

Olmadı, ben bir kaç örnek vereyim de yazımıza temel olsun. 29 Mayıs 1985 : Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası finali için Heysel Stadı’nda karşılaşan Liverpool ve Juventus kulüplerinin taraftarları olay çıkardılar. Taraftar gruplarını ayıran duvarın çökmesi sonucunda 39 kişi öldü. 16 Haziran 1996 - Lusaka, Zambiya : Dünya Kupası elemelerinde Zambiya’nın Sudan’ı yenmesi üzerine tribünde çıkan panikten dolayı 9 taraftar öldü. 11 Nisan 2001 - Johannesburg, Güney Afrika Cumhuriyeti: Güney Afrika Ligi’nin en eski ve en çok taraftara sahip olan Kaizer Chiefs ve Orlando Pirates arasında oynanan karşılaşma sırasında tribünlerde izdiham yaşandı. Hakem 33’üncü dakikada maçı tatil etti. İzdihama, stadyumun kapasitesinin üzerinde bilet satılmasının neden olduğu iddia edildi.

Derbi maç öncesinde de iki takım taraftarları arasında çatışmalar çıktığı ve polisin olaylara sert şekilde müdahale ettiği belirtiliyor. 05 Aralık 2010: Spor Toto Süper Lig’de Bursa’da oynanacak Bursaspor-Beşiktaş maçı öncesi olaylar çıktı. Siyah-Beyazlı taraftarların giriş yapacağı noktada toplanan Bursaspor taraftarları, kendilerini bulundukları yerden uzaklaştırmaya çalışan Emniyet güçlerine taş ve sopalarla karşılık verdi. Polis de taraftarlara panzerlerle müdahale etti. 12 Aralık 2012: Maçın son düdüğü ile birlikte Şükrü Saracoğlu ve çevresinde olaylar çıktı. Taraftar stadı ateşe verdi. Polisle taraftarlar arasında çatışma çıktı. Stadı boşaltmak isteyen taraftarlar, polisle çatışma halindeki Fenerbahçeliler arasında kaldı. Çok sayıda kişi yaralandı. 17 Mart 2016: Spor Toto Süper Lig'de Fenerbahçe ile Mersin İdmanyurdu arasında oynanacak maç öncesi Fenerbahçeli taraftar grupları arasında tartışma çıktı. Tartışma sırasında bir taraftarın silahla rastgele ateş etmesi sonucunda 5 kişi hafif şekilde yaralandı.

Bunlar sadece birkaç örnek, futbolun dev endüstrisi içinde çok daha fazlası var. Öyle büyük bir sektör olmuş ki futbol, patronları içinde barındırdığı büyük rantla; tutkumuzu, sevdamızı, samimiyetimizi, saflığımızı, futbol aşkımızı almaya çalışıyorlar. Trabzon ise oldukça özel bir şehir. Evet futbolu seviyor, tutkulu bakıyor, Trabzonspor’u birçok değerinden üstün tutuyor. Bunları hissederken de başı dik, onurlu, gururlu ve de ilkeli davranıyor. Zaten böyle olmasaydı futbolun dört büyükleri arasında da yer alamazdı. Farkımız bütçemizin azlığı yanında adamlığımız oldu yıllarca. Hemen her statta, birçok maçta çıkan olaylar olmasına rağmen fevri bir hareketle şehre mal edilmeye çalışılan bu olaylar için Trabzon’u genelleyen, kalem oynatmaya da konuşmaya da hakkınız yok.

Biz ki; MHK’nın verdiği hatalı kararları, Hacıosmanoğlu’ndan geriye kalan bir enkazı, hatalı bir oyun anlayışını, hakemlerin göremez olduğu birçok pozisyonu görüyor ve dişlerini sıka sıka maç izliyoruz. Çıkıyor bir densiz bizi tartıştırıyor. Şehre dair yapılan yorumları da, atılan başlıkları da yutamıyorum, hazmedemiyorum. Herkes konuşmadan önce dönecek ve de aynaya bakacak. Kimse şiddeti tasvip etmiyor, ben de etmiyorum tabii ki ancak Amerika’yı yeniden keşfetmiş gibi davranmanın da manası yok.

Biraz da kendi içimize bakalım; Erkan Zengin, Onur Kıvrak vakalarına değinelim. Hami hoca Erkan Zengin’e “Hazırlan oyuna gireceksin” diyor, beyefendi “Müsait değilim, haftaya bakarız” mı diyor. Ardından takımın kaptanlığını yapmış zat geliyor eldivenlerini, üzerinde benim büyük Trabzonspor’umun amblemi olan forma(m)ı yere bırakıyor. Hadi eldivenler senin de, o forma emanetti, fark edemediniz galiba. Yönetim (fiilen de yönetimse) bu takımın ruhuna uygun hareket eder ve gereğini yapar. Ukalalık yapılacaksa, buna tek hakkı olan taraftardır. O da usulüyle yapar, fevri hareketlerle bu kadim şehri tartıştırmaz. Herkes kendi işine baksın...