Tekledik!

30.Nisan.2017

Trabzonspor için önemliydi. Zira Avrupa Kupası’nda yer almak her takım için büyük hedefin yarısıdır. Gençlerbirliği için sıradan bir maçın ötesinde Trabzonspor gibi bir takımı yenmenin geride kalan maçlara katacağı motivasyon için önemliydi.

Oyuna etkili başlayan Trabzonspor, maçın ilk dakikalarında N’Doye ve Rodallega ile gole yanaşırken sahada görünen Trabzonspor her yönüyle taraftarı ile Gençlerbirliği’nden iki adım önde, oyunu forse eden, oyunu yönlendiren takımdı.

İlk yarının tamamına bakıldığında Trabzonspor oyun akışı içerisinde bir parlayan, bir sönen saman alevi misali etkili geldiği anlarda bile tam olarak kendi oyununu ortaya koyamadı. Bir 45 dakika boyunca kanatları da iyi kullanamayınca orta alana sıkışan oyun Gençlerbirliği’nin orta sahasının uyguladığı presin neticesinde Trabzonspor’un hücumda çoğalmasını etkileyen en büyük etkendi.

İkinci yarıda Trabzonspor daha geniş alanda oynamayı amaçlayarak hemen oyunun başında Rodallega ile yakaladığı önemli pozisyondan yararlanamadı. Bu dakikalarda oyunun ritmini yükselten Trabzonspor bulacağı bir golle maçı kopartır desek de geri dönüşlerde Gençlerbirliği’nin orta sahası ve defansı anında yerlerini alınca direnip Trabzonspor’a pozisyon vermemek için her yola başvursa da ev sahibi takım önemli pozisyonları yine buldu.

Eski yöneticimiz Haşim Sayitoğlu her zaman söylerdi: Eğer boksörsen ilk yumruğu sen vuracaksın. Eğer avcıysan ilk fişeği sen atacaksın. Eğer takımsan ilk golü sen atacaksın. Yapılacak olan hamle ise o hamleyi de ilk sen yapacaksın ki rakibin seni önde kabul etsin.

Doğru bir söz. Eğer o kadar golü kaçırmasaydık ligde iddiası olmayan, sadece prestij için sahada olan Gençlerbirliği’nin gardını çoktan kırmıştık. Futbolda olmadı mı olmaz mantığı yoktur.

Şu maçta 15 kez rakip kaleye indin mi bir tanesini gole çevireceksin. Sen gideceksin! Rakibin gelmesini beklersen onun ekmeğine yağ sürerken bir de yanağını uzatırsın.

Sonuçta skorboardda olur. Böyle olmadı ama, ne olduysa iki puana oldu. Tekleyen de biz olduk.