Botox

19.Mart.2017

“Gülmekten korkuyorum, çünkü göz kenarlarım fazla kırışıyor.” “Kaşlarımın arasındaki çizgi beni kızgın ve negatif gösteriyor.” Bu sözler size tanıdık geliyorsa estetiğin en kolay ve ekonomik yöntemi olan botox ile tanışma zamanınız gelmiş demektir. Botox ilacının yılan zehrinden üretildiği, felçliğe ve körlüğe sebep olduğu, yüzde şişkinlik ve gerginlik oluşturduğu ve botox uygulanan herkesin birbirine benzediği gibi efsaneler vardır.

Tüm dünyada konuşulan bu şehir efsaneleri, botox’un müthiş tedavi etkisini gölgeleyememiştir. Botox, tıp dünyasında 1980 yılından beri kullanılmaktadır. Kozmetik alanında kullanımı ise 1988 yılında Fransa’da başlamış ve 2002 yılında FDA (Amerikan Besin ve İlaç Dairesi) tarafından onay alarak 81 ülkede güvenle kullanılmaktadır.

Kızgınlık, şaşırma, sevinme ve heyecan gibi duygular yüzümüzdeki mimik kaslarını çalışırarak üzerlerini örten ciltte dinamik çizgiler meydana getirir. Bu çizgiler en çok alın, kaş arası, göz ve ağız çevresinde görülür. Zaman içinde bu kas yapıları giderek asimetrik olarak irileşir ve malum çizgiler oluşur. Sosyal hayatta sevilmeyen bu çizgiler, bizleri çatık kaşlı, yorgun ve asık suratlı biri yapar. İşte botox, bu aşamada devreye girer ve irileşmiş mimik kaslarına enjekte edilerek hareketleri azaltılır ve kas zayıflar.

Bu çizgiler henüz yerleşmeden, koruyucu amaçlı botox uygulamaları etkili bir önlem olabilir. Botox, Aşırı terleme (hyperhydrozis) tedavisinde de kullanılır. Vücutta yaygın bulunan özellikle koltuk altı, avuç içi gibi bölgelerde yoğunlaşan ter bezlerinin çalışması geçici olarak engellenir.