admin ~ 06 Şubat 2012 ~ Politika
Saadet Partisi Genel Merkez Gençlik kolları Trabzon’da bölge toplantısı gerçekleştirdi.Toplantıya Gençlik kolları genel başkan yardımcısı Yusuf Ayazoğlu, gençlik kolları bölge sorumlusu Abdurrahman Akıntürk, gençlik kolları bölge sorumlu yardımcısı Mehmet Koç, Artvin, Giresun, Rize ve Trabzon il gençlik başkanları ile illerin ilçe gençlik başkanları iştirak etti.
Toplantıya katılan gençlik genel başkan yardımcısı Yusuf Ayazoğlu , şunları dile getirdi.
“Türkiye Genelinde 20 Bölgede Aynı Anda” icra ettiğimiz bölge toplantılarımız dâhilinde şu anda 14.’ bölgemizde ülkemizin “Maneviyat Şehri” olan Trabzon ilimizde gerçekleştirmiş olduğumuz toplantıya teşriflerinizden dolayı, hepinize teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum.
Kıymetli arkadaşlar, değerli basın mensupları, Saadet Partisi Gençlik Kolları Genel Merkezi olarak güzel ülkemizin dört bir yanını karış karış gezerek çalışmalarda bulunuyor, gençlerimizle, büyüklerimizle, kanaat önderleriyle, ilim ve bilim adamlarımızla bir araya geliyoruz. Ülkemizin ve milletimizin geleceğinin selametini sağlamak, “Yaşanılabilir Bir Türkiye”yi, “Yeniden Büyük Türkiye”yi ve “Yeni Bir Dünya”yı kurmak için elimizden ne gelmesi gerekiyorsa onu yapıyor, canla başla çalışıyoruz.
Değerli basın mensupları, yaşanan olayların, bulunduğumuz halin, iç yansımalarına bakarsak; söz söyleyecek, kenarda köşede bekleyecek vakit kalmamıştır. Gençliğimiz her geçen gün ahlaki ve manevi yönden karanlık bir girdabın içine sokulmaktadır. Bundan dolayıdır ki gençliğimizin bu girdaba girmesi demek milletimiz için sabahı olmayan bir geceyi yaşamak demektir. Bunun önüne acilen geçilmeli kötüye gidişat mutlaka bir an önce durdurulmalıdır. Bunu yapacak tek hareket, söz söyleyecek, akan kalabalıklara “Durun ey kalabalıklar! Bu cadde çıkmaz sokak” diyecek tek ses, Milli Görüş’ün sesidir. Saadet Partisi’nin yiğit, fedakâr, gayretli mensuplarının sesidir.
Kıymetli arkadaşlar, 2012 yılındayız ve milletimizin topyekûn olarak üretimden tüketime, paylaşımdan cimriliğe, kardeşlikten ötekileştirilmeye geçişini; gençliğimizin ise karanlık odakların hain emellerine sürüklenmesini üzülerek gözlemliyoruz.
Haim Nahom doktorini olan borca esir etme, aç bırakma, işsiz bırakma ve dini hassasiyetlerden koparma en fazla gençliğimiz üzerinde tesir etmektedir. Haim Nahom doktorini adım adım uygulanarak gençliğimiz büyük bir stres altına itilmektedir. Bu saldırılardan dolayı geçimini sağlamak isteyen gençlerimiz iş bulamamakta, okuyan gençlerimiz istediği alanda çalışma yapamamakta, çalışan gençlerimiz ise kazandıkları ile mutlu olamamaktadır. Çünkü alın terlerinin karşılığını bedel etmemektedir. Bu gençlerimiz saadetin en temel unsuru olan aile yuvalarını kurup mutlu bir evlilik yapmanın hayalini dahi kuramamaktadır. Bir şekilde evlenip yuva kuranlar ise kısa süre sonra şiddetli geçimsizlik ve birçok ahlaki saldırılardan dolayı boşanmaktadır. Bunların sonucu olarak gençliğimiz; umudunu ve ümidini yitirmiş, gelecek endişesi taşıyan, bireyci, köşe dönmeci, fedakarlıktan kaçan, milli ve manevi değerleri öldürülmüş, yaşayan bir hüzün abidesi olarak bir kitle yığını haline gelmiştir.
“Nedir peki bu sıkıntıların temel nedeni?” diye baktığımızda; Batı taklitçiliğini, maddeci/materyalist zihniyetleri, tarihinden, milletinden, geçmişinden uzaklaştırılmış, beyinlere karabasan korkular ve gündelik tutkular aşılanmış gençliği görmekteyiz. Gençliğimiz kendi kimliğinden, maneviyatından uzaklaştırılarak, oyun salonlarına ve benzeri bataklıklara çekilmektedir. Böylelikle dış tezgâhların, kirli elleri ile planlarla/oyunlarla büyük bir milletin geleceği kökünden dinamitlenmek istenmektedir. Yani; ahlak ve maneviyat yok edilmek, gençliğimiz şekilsiz, kalıpsız, kimliksiz, kişiliksiz hale getirilmek istenmektedir.
Yaşanan bunca kötülüklerin engellenmesi için ve bu kötü gidişata dur diyebilmek için bizler yollara düştük. Bizim için Genç, bir ülkenin geleceği, yarını, umutları, hayalleri, motoru ve en büyük gerçeğidir. Nasıl bir gelecek isteniyorsa, gençlik o şekilde düzenlenmeli, eğitilmeli, hazırlanılmalıdır. Unutulmamalıdır ki, şimdi kendi ellerimizle verdiğimiz eğitimimizle, gayretlerimizle, mücadelemizle hazırladığımız gençlik karşımıza gelecek olarak çıkacaktır. Yani ne ekilirse o biçilecektir.
Merhum liderimiz, Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın dediği gibi; “Bir ülkenin gücü; tankı, topu, parası değil, imanlı evlatlarıdır.” İşte bu önemden dolayı Milli Görüş ilk yola çıktığından beri değişmez, değiştirilmez ve değiştirilmesi dahi düşünülemez bir kuralı, ilkesi vardır, oda “Önce Ahlak ve Maneviyat” dır. Gençliğimizin inşasının temeli ahlak ve maneviyat harcı ile atılmalıdır. Bundan dolayıdır ki temelinde İslam olmayan bir gençliğin inşası, kaçak yapılmış bir binanın makus kaderi gibi çökmeye mahkûmdur.
Temelinde ahlak ve maneviyat olan bir gençlik, elbette ki sinesinden Ulubatlı Hasanları, Fatih’leri, Yavuz’ları, Erbakan’ları çıkaracaktır. Aksi durum düşünüldüğü zaman kafa kesenleri, ana babaya itaat etmeyenleri, devletinin bekasını, geçmişinin rızasını düşünmeyenleri görmek kaçınılmaz olacaktır.
Biz, Milli Görüş Gençliği olarak geçmişi, geleceği, dünü ve bugünü çok iyi biliyoruz. Bunun için durum ne olursa olsun gelecekten asla ümit kesmiyoruz. Bakıyor ve görüyoruz ki, tablo nettir. “Gelecek Gençlikte… Gençlikse Milli Görüş’tedir.”
Saadet Partisi Gençlik Kolları olarak, yüreğinde bu hissiyatı taşıyan, bende bu çalışmaların içerisinde olmalıyım diyen herkesi, bu seferberliğe davet ediyoruz. Çağrımız açıktır ve yüreğinde geleceğin inşasına karşı bir derdi olan herkesedir.
Zafer yakındır ve zafer inananlarındır…”
147 kez okundu.
Etiketler: