Refarandum aforizmaları

12.Nisan.2017

Dışarıdaki soğuk alabildiğine vatandaşın iliklerine kadar işlemişken bir anda Devlet Bahçeli zamanlı mıdır, zamansız mıdır bilinmez ülke gündemini salıncakta sallanır gibi yeni bir sürecin içerisine yerleştirdi.

Rejim değişikliği derler, ekonomi derler, tek adam hükümdarlığı derler, Cumhuriyet’in temel değerleri derler, bir başka ülkede emsali bulunmaz derler, bırakın vatandaşı vekilleri dahi neyin ne olduğunu bilmezler derler...

Derler de gürültünün patırtının arasında da sükûnetle de konuyu izlerler.

18 maddeden oluşan referandumun şu son günlerinde toplumun her kesiminin düşüncelerinin türlü türlü renk değiştirdiği gözlemlenirken bu olay son günlerde filizlenmiş olgunlaşmış bir halde gündemi tutar ve tutmaya da devam ederken vatandaş kaygılıdır.

18 MADDENİN HER BİR MADDESİ NE DER BİLMEK İSTERDİK!

Anlatımlarda ‘evet’i savunanların ilk günden itibaren zorlandıkları konular, ses tonlarındaki titreklik, vücut dillerindeki uyumsuzluk ve anlatamama duyguları konuyu başka olaylarla geçiştirme gayretleri şu an halk arasında konuşulan en önemli gelişimini sürdüren tartışma konusu olarak ‘evet’ mi, ‘hayır’ mı arasında gider gelir.

Vatandaş benim dersim 18 maddelik Anayasa değişikliğinin her bir maddesinin getirisini götürüsünü öğrenmektir konusundaki ısrarını yansıtma çabası içindeyken benim devletim-iktidarım yol yapmıştır, tünel yapmıştır, viyadük yapmıştır, hastane yapmıştır, alt geçit-üst geçiş yapmıştır, okul yapmıştır ancak terörle mücadele 40 yıldır ülkemizin en önemli sorunu.

Hepimiz beraberiz.

Bunlardan kim rahatsız olabilir ki?

Aydınlığa doğru yüzeceksek bizlere kim engel olabilir?

Tabi ki kimse olamaz derken, bu bir kavga değildir, bu bir hırs ve çırpınma da hiç değildir. İşte görünen şudur ki 18 madde tam olarak meydanlarda ‘evet’ anlamında ders olarak anlatılamamıştır.

Vereceğimiz oy ruhlarımızda iz bırakmaması için, içimizin yorulduğu şu günlerde oy kabinine gireceğimiz ana kadar yine de düşüneceğiz diyen vatandaşlar bu duygular içerisinde referandumu beklerler.

Bu düşüncelerle kimler yatar, kimler kalkar onu da 16 Nisan’da hep beraber göreceğiz.

Ne başka bir vatan var, ne de ayrı ayrı bineceğimiz bir gemi. Bunlar olmadığına göre vatandaşın da son dakikaya kadar düşünmesine saygıyla...