Sanatta ve edebiyatta yozlaşma

02.Nisan.2017

Ülkemizde her şeyde olduğu gibi sanatta da görünür bir yozlaşma var. Sanatçıların çoğu öz benliklerini kaybetti. Dinî ve millî değerler görmezden gelindi.

Günümüzde teknoloji alabildiğine geliştiği, işler düne nazaran iyice kolaylaştığı hâlde artık Süleymaniye ve Selimiye camilerini yapabilecek ruhta ve donanımda mimarlar yetişmiyor. “İstiklal Marşı”, “Sakarya Türküsü” ve “Sessiz Gemi” gibi söz abideleri vücuda getirecek şairler, “Huzur”, “Mai ve Siyah” ve “Yalnızız” gibi romanları yazacak romancılar yok toplumumuzda. Küresel kirlilik ve yozlaşma, kültür-sanat sahasını da esaret altına aldı. Bizi biz yapan yerli düşünceler kültür ve sanat sahasından çekildi. Değerlerimiz kayıp gitti elimizden. Bunu dergicilik sahasında da görüyoruz.

Günümüzde piyasa dergiden geçilmese de bizi biz yapan değer ve düşünceleri bayraklaştıran “Sebilürreşat, Büyük Doğu, Ağaç, Türk Kültürü, Çınaraltı, Kültür Haftası, Orhun, Diriliş, Mavera” gibi dergileri arasanız da bulamazsın. Müziğimizin durumu içler acısı. Nerde arşı inleten o eski mehteranlar? Günümüzde sabah erken kalkan “Ben şarkıcıyım” diyor. Musikimizde İsmail Dede Efendiler, Buhurizâde Mustafa Itrîler yerine “Nane Nane” deyip her türlü naneyi yiyen, “Neremi Neremi” deyip şehvet avcılığına soyunan imalat hatası piyasa sanatçıları(!) var. Ne acıdır ki bunlar piyasadan ilgi ve itibar görüyorlar.

Televizyonlarda boy gösteriyorlar. Bu işten karınlarını doyuruyorlar. Zamanımızda siyaset de alabildiğine kirletildi. Artık şiir yazan, divanlar tertip eden ince ruhlu siyasetçiler yetişmiyor. Zamanımızda “Mûhibbî” mahlâsıyla koca bir divan dolusu şiir yazan “Kanûnî Sultan Süleyman” gibi, “Avnî” mahlâsıyla gazeller yazan “Fatih Sultan Mehmet” gibi, “Sultan III. Murad” gibi, “II. Beyazıt” gibi devlet yöneticileri yok. Gönümüzde birkaç oy için birbirine verip veriştiren, hakaretler yağdıran gündelik siyasetçiler var.

İçimizi karartan, olumsuz bir tablo çizdiğimin farkındayım. Peki, bunca olumsuzluğun kaynağı nedir? Sanat niçin bizi bize anlatmaktan bu denli uzaklaştı? Bize ne oldu? Bence sanat bir imkân meselesinin ötesinde, bir ruh meselesidir. Demek ki çocuklarımıza ilk, orta, lise ve üniversite tahsilleri boyunca o sağlam ruhu inşa edemiyoruz. Dinî ve millî değerlerimizi içselleştiremiyoruz. Bu konuda hususî bir bakış açısı geliştiremiyoruz. Böyle ecnebî bir tezgâhtan yerli ve millî mahsuller çıkmaz. Çıkmıyor da. Bütün mesele budur.