Kültürel ve manevi bir zenginliğimiz var

Trabzon Liseleri’nden Yetişenler Derneği Başkanı Kenan Atalay, müzik çalışmaları ve dernek hakkında Sesimiz Trabzon Gazetesi’nden Rabia Uzun Cirav’ın sorularını yanıtladı.

15.Kasım.2015
Kültürel ve manevi bir zenginliğimiz var

Asıl mesleği mali müşavirlik olup, 35 yıldır dernek çalışmalarına devam eden ve 2004 yılından beri de derneğin başkanlığını yürüten Kenan Atalay, derneğin Klasik Türk Müziği ağırlıklı olarak çalışmalar yaptığını, misyonlarının Türk müziğini en iyi şekilde icra edip gelecek nesillere aktarmak olduğunu söyledi. Derneklerinin, konservatuar ve müzik bölümüne öğrenci yetiştirme konusunda önemli bir alt yapıya sahip olduğunu ifade eden Atalay, derneğin birçok kişiyi de müzik bölümünü okumaları konusunda teşvik ettiğini belitti. Konserlerinin ücretsiz olduğunun da altını çizen Kenan Atalay, konserlerine gelen dinleyicilerin derneğin konser repertuarını bilerek geldiğini belirtti.

35 YILDIR DERNEKTEYİM

Müziğe olan ilginiz ne zaman ve nasıl başladı? Benim müzik ile uğraşmam tamamen amatörce. 1980 yılında Trabzon Liseleri'nden bazı arkadaşların tavsiyesiyle Trabzon Liseleri'nden Yetişenler Derneği'nin Türk müziği korosuna katıldım. O dönemde koroyu, Ahmet Selim Teymur çalıştırıyordu. Temel Şükrü Doğru ve arkadaşları da korodaydılar. O dönemde başladı benim koro ve müzik maceram. 1983 yılında Dernek Başkanı Sebahattin Kundupoğlu idi. Mesleğimiz de muhasebecilik olunca bu tür derneklerin de muhasebesi istenir mutlaka. O dönemde derneğin yönetim kuruluna da girdim. Bir taraftan Türk müziği çalışmaları bir taraftan da dernek yöneticiliği çalışmaları devam etti. 35 yıldır dernek faaliyetlerine devam ediyorum. 2004 yılından beri de derneğin başkanlığını yürütüyorum.

1996’DA VAKIF KURDUK

Trabzon Liselerinden Yetişenler Derneği haricinde bir de TLYD Vakfı var. İkisi de aynı mı? Sanıyorum 1996 yılında Ortahisar'daki binaların bir tanesinin derneğimize tahsisi söz konusu oldu. Fakat Kültür Bakanlığı'ndan “Dernek olursanız sizin için daha kolay olur” dediler. Biz de o dönem aynı ismi taşıyan bir vakıf kurduk. Derneğimiz de o vakfın kurucularından. Fakat daha sonra tahsis işi gerçekleşmedi. Onarımı için çok yüksek bir maliyet gerekiyordu ve binayı bize kısa süreli vereceklerdi. O dönem rahmetli Sebahattin Kundupoğlu çok cesaret edemedi buna. Dolayısıyla biz de vakfı kurmuş olduk ama kapatmadık. Hem dernek hem vakıf ikisi birlikte devam ediyor. Çünkü yeni vakıf kurmak oldukça zor. Kültürel faaliyetlerimizi dernek üzerinden, yardımlaşma faaliyetlerini de vakıf üzerinden yapıyoruz. Derneğimizin ve vakfımızın yönetimleri ayrı. 11 kişi dernek yönetiminde, 9 kişi de vakıf yönetiminde var. 20 arkadaşımızla bu işleri yürütüyoruz. Bize çok bir külfeti yok. İkisi aynı yerde. Senede bir genel kurul yapıyoruz.

ÖĞRENCİLERE BURS VERİYORUZ

Vakfın sizlere bir faydası var mı? Vakıf üzerinden yaptığınız faaliyetlerden bahseder misiniz? İlerde başka faaliyetler çıkınca vakfın üzerinden yapılabilir. 20 kişi bu olayın içindeyiz. Vakıf olarak her yıl 60 ilköğretim öğrencisine burs veriyoruz. Trabzon'daki başarılı okullarda 12 okuldan 5'er öğrenciye burs veriyoruz. Okullardaki rehber öğretmenler vasıtasıyla bize başarılı ve ihtiyaçlı öğrencileri bildiriliyor. Her öğrenciye ayda 50 TL olmak üzere 8 ay boyunca 400 TL burs veriyoruz. Bir de her dönem başında yine ilköğretim öğrencilerine yönelik 2000'e yakın kırtasiye paketi hazırlıyoruz. İçinde bir yıl boyunca kullanabilecekleri kırtasiye malzemeleri oluyor. Bu tür faaliyetleri vakıf üzerinden yapıyoruz. Vakfın böyle bir fonksiyonu var.
 Üyelerimizin çoğu Trabzon Lisesi'nden

■ Dernek ilk kurulduğunda Trabzon Lisesi mezunları mı yer alıyordu dernekte? Çünkü bu şekilde bilenler var? Öyle biliniyor. Aslında o zamanki ismi Trabzon Liselerinden Yetişenler Cemiyeti ama çok fazla lise olmadığı için genellikle Trabzon Lisesi mezunları o derneğin üyeleri ve yöneticileri olmuş. Bu durum günümüzde de değişmedi. Şu anda da yine üyelerimizin büyük bir çoğunluğunu Trabzon Lisesi mezunları oluşturuyor. 650-700 civarında üyemiz var. Onların da yüzde 90'ı Trabzon Lisesi mezunu.

■ Liseyi Trabzon'da okumayan biri derneğe üye olamıyor mu ? Maalesef. Sadece fahri üye olabiliyorlar. Onların seçme ve seçilme hakkı olmuyor. Mesela koromuzda bu özellikte üyelerimiz var. Trabzon'da öğrenci veya çalışanlar, memurlar oluyor genellikle bu kişiler. Trabzon Liselerinden mezun değiller ama, derneğe katkı yapalım düşünceleri olunca fahri üye yapıyoruz onları. Tüzüğümüzde böyle bir madde var. Ama genellikle Trabzon Lisesi Mezunları Derneği diye biliniyoruz. Öyle bir algı yerleşmiş insanlarda. Biz de bu konu her gündeme geldiğinde açıklıyoruz. Aslında ismimiz çok net ve açık. Trabzon’un herhangi bir lisesinden mezun olan ve müzik çalışmalarımıza katılmak isteyen herkes derneğimize üye olabilir.

Ağırlığımız klasik Türk müziği

Derneğimiz Türk müziği çalışmalarına başladığı dönemden beri genelde klasik Türk müziği ağırlıklı çalışmalarımız oluyor. Tüzüğümüzün birinci maddesi de budur aslında. Türk müziğini uygun şekilde icra edip bunu gelecek nesillere ulaştırmak. Ama tabi bunu yaparken, yeni dönem eserlerine de yer vermeye çalışıyoruz. Bu anlamda bizim konserlerimize gelen seyircilerimiz bizim nasıl bir konser vereceğimizi bilerek geliyor. Gelen şeflerimiz de bir önceki dönemde çalışanların koro şeflerinin çalışma usullerini devam ettiriyorlar. Bizim şu andaki şefimiz Özdemir Hafızoğlu. Kendisinin de besteleri var. Konserlerde onlara da yer veriyor. Türk müziğine yeni yeni eserler kazandıran başka genç nesil bestekarların eserlerine de yer veriyor. Böyle karma konserler yapıyoruz.

Yapılan iş kaliteli olmalı

■ Trabzon'da çok fazla dernek var ve konser vermek için salon bulmak sorun olabiliyor. Gelinen noktada bu sayıyı nasıl buluyorsunuz? Aynı amaca yönelik dernek sayısının çok olması bir dezavantaj, güçler bölünüyor. Bakıyorsunuz her koroda 5-6 iyi ses, 3-4 tane iyi saz. Bazıları birçok koroya da gidiyor saz olarak. Her derneğin bir kapasitesi var. Trabzon'da bugün sadece 2 dernek olsa bir derneğin bu kadar çok kişiyi barındırması mümkün değil. Dernek sayısının çok olması bu anlamda daha fazla kişiyi müzik ile uğraşması yönünde teşvik ediyor. Önemli olan bu sayının artması ve yapılan işin kaliteli olması. Trabzon'da da birçok dernek buna güçleri ölçüsünde uymaya çalışıyor. Bu anlamda da ben bu dağınıklığı çok da olumsuz bulmuyorum. Dernekler insanlara faaliyetlerini yapabilecekleri bir ortam oluşturuyorlar. Sayımız kısıtlı yer de kısıtlı. Talepler geliyor. İyi konserler icra ettikçe insanların size bakışı da değişiyor. İlle de birleşilmesi anlamında zorlama yapmaya gerek yok. Trabzon'da üniversitede müzik bölümünün ve konservatuarın olması da bu anlamda bir teşvik oluyor. Onlardan saz söz konusunda eğitimli insanlardan yararlanıyoruz. Bu anlamda da Trabzon'da bir potansiyelin olduğu da ortaya çıkıyor.

İki koromuz var

Uzun yıllardır devam eden iki  koromuz var.  90'lı yıllara kadar halk müziği koromuz vardı. Daha sonradan dağıldı, şefleri bıraktı, kesintiye uğradı kısacası. 2012 yılında şu an Trabzon'da olmayan KTÜ  Devlet Konservatuarı'ndan Özlem Doğuş Varlı'nın yönetiminde tekrardan halk müziği korosunu canlandırdık. Hala daha devam ediyor. 2 koromuz var ve sazıyla, koristiyle 50'şer kişiden oluşan 100 kişilik bir ekipten oluşuyorlar. Yılda iki kez Türk halk müziği iki  kez de Türk Sanat müziği olmak üzere dört konserimiz oluyor. Ankara'daki Her Yönüyle Trabzon etkinliklerine de  uzun yıllardır katılıyoruz. Oradaki müzik severlerle buluşuyoruz. 

Konserler Ücretsiz

■ Derneğinizi zengin bir dernek olarak görenler var. Salon masrafları yok, konserleri ücretsiz oluyor diyorlar. Gerçekten böyle mi? Dernek üyelerimizin büyük bir çoğunluğu Trabzon Lisesi mezunlarından oluşuyor. Trabzon Lisesi Türkiye'nin en köklü ve en eski liselerinden. Buradan mezun olanlar da gerek aldıkları eğitim gerekse kendilerini yetiştirmeleri nedeniyle Türkiye'de önemli yerlere gelmiş kişiler. Bu kişilerin derneğimize üye olması bu anlamda söylediğiniz gibi "zengin dernek" imajını ortaya çıkarmış olabilir. Biz bu geniş portföy nedeniyle, ulaşabildiğimiz bağış ve aidat konusunda biraz rahatız. Trabzon'da belki de kendi mülkü olan tek dernek biziz. 1998 yılında derneğimizin mülkünü satın aldık. Derneklerin kira vermemesi önemli bir şey ama fiziki olarak yetmediği ortada. Son dönemlerde konserlerimize misafir sanatçı davet ediyoruz. Hiç ücretli konser yapmadık. Yalnızca Soma'ya yardım için ücretli iki konser yaptık. İki konserden yaklaşık 8 bin TL civarında gelir elde ettik. Soma Kaymakamlığı’ndan o dönemde mağdur olan kişilerin adreslerini banka hesap numaralarını alarak, topladığımız yardım paralarını şahıslarına gönderdik. Bölüştürdük 8 aileye bin’er TL gönderdik. Biz konserlerimizi KTÜ ile ortak yapıyoruz. Şeflerimiz zaten üniversitenin mensupları. Orayla olan ilişkilerimiz nedeniyle böyle devam ediyor. Salona ücret ödemiyoruz ama tesisatı dışarıdan getiriyoruz. Bir de orada nöbetçi kalan personel için bir ücret talep ediyorlar bizden. Dolayısıyla salon bedelini ödemememize rağmen bir konser maliyeti 2 bin TL'yi buluyor. Yöneticilerin katkılarıyla bunu sağlamaya çalışıyoruz.

GÖNÜLLÜ OLARAK ÇALIŞIYORUZ

Derneğimizde gönüllük esasıyla aile ortamı içerisinde çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. Bazı maliyetler nedeniyle ‘bu seneki konserlerimizi cüzzi bir ücretle yapabilir miyiz?’ diye düşünmüyor değiliz. Sonuçta bizim kırtasiye ve burs yardımımız olmasa üye aidatları ile birlikte rahatlıkla dönüşürüz, hiçbir şeye ihtiyacımız olmaz ama yaptığımız yardımlar var. Kırtasiyeyi dernek bütçesinden karşılıyoruz. Burslar konusunda insanların katkısı olabiliyor. O 60 öğrenciyi bölüştürüyoruz. Bursu verenler kime verdiğini bilmiyor, alanlar da dernekten alıyor bursu. Orada da zaman zaman açığımız oluyor, dernek bütçesinden karşılıyoruz. Bizim maddi zenginlikten ziyade kültürel ve manevi zenginliğimiz var. Bir geçmişimiz var bir çok dernek bizim derneğimizden ayrılanlar tarafından kurulmuştur. Öyle de bir yapımız var. Maddi zenginliğimiz yok.