EURO 2016 da Trabzon ilinin olmamasından bizler sorumluyuz. Gücümüzü yeterince gösterememişiz ki adamlar hiç tınmıyor. Adamlar Dediğim dedik çaldığım düdük havasındalar. Siyasilerimiz, bürokratlarımız, yerel yöneticilerimiz son dönem moda deyimi ile kanaat önderlerimiz dut yemiş bülbül gibiler.
Hakemler istedikleri düdüğü çalmakta yada çalmamakta bu kadar özgür oldukları başka il yoktur. Adamlar gördüklerine göre değil, beyinlerindeki düşünceye göre düdük çalıyorlar. Adamlar haklı MHK deki üyemizi bile Aziz beyin oluru ile kurula sokuyorsan bunlar bize müstehaktır.
Spor programlarında itilip kakılmaktan bizler sorumluyuz. Hep birlikte tepkimizi koyalım bakalım hizaya geliyorlar mı, gelmiyorlar mı? Spor programlarında dördüncü büyük olarak iki saatlik spor programının son beş dakikasına sığdırılan Trabzonspor yorumlarını için can atıyoruz. Bunada eyvallah diyip geçiyoruz. Genellikle maç yayınları nedeniyle Trabzonspor’umuzun maçları Cuma günü ya da gündüz saatlerinde oynatılıyor. Bu durum bile Trabzonspor’umuzun marka değerini düşürüyor. Şimdi bazıları nın “ya hiç yayınlamasa” dediklerini hissediyorum. Sen bilinçli tepkini camia olarak koy bakalım onlar yayınlamasınlar da görelim.
TRT maçı yayınlayacağını açıklamasına TBMM oturumunu yayınlayabiliyor. Bunu yapsınlar FB,GS ya da BJK ye bakalım neler oluyor. Hiç abartmıyorum birkaç TRT yetkilisi uçuşa geçmiş olurdu da hangi semalara bulunurlar dı bilinmez. Bakın FB başkanına; gazelerde çıkan haberlere göre adam NTV de 90 dakikayı, Lig TV de Maraton’u nasıl uçurdu.
Son bir iki yıldır oynanan maçlar sırasında TV’lerin üst ya da alt köşelerinde maç skorları yayınlanıyor. Bu maçlar FB,GS, BJK olursa yazı puntoları büyüyor ve kalın oluyor. Daha önemlisi bu yazılar hemen hemen tüm TV kanallarında yerini alıyor. Sadece Trazsonspor’un maçı olduğu günlerde ise bir iki kanalda bulabiliyoruz bu yazıları. Diğer kanallarda araki maçın sonucunu bulasın.
Naklen yayın geliri dağılımı kriterleri belirlenirken Üç büyükler ayrı, diğerler ayrı, Trabzonspor ise birazcık farklı. Neymiş efendim üç büyüklerin marka değeri ve izlenme oranları daha yüksek. Tabi onları sürekli Cumartesi ya da Pazar günü gece oynatırsan izlenme oranları yüksek olur. Onlar daha fazla şampiyon olmuş. Bundan doğal ne olabilirki. Adamların kuruluş tarihlerine bak. Kaldıkı adamlar amatör küme şampiyonlukları karşılığında bile yıldız taktılar.
Bizler yapılan haksızlıklara top yekün tepki gösterirsek bunların olma olasığını minimuma indiririz.
Öyle tepki koymalıyız ki, ne EURO 2016 ya Trabzonu dahil etmeyen federasyon kalmalı, ne MHK ne de spor programı... Çok mu zor? TV’de maç seyretmesek yada spor programı izlemesek. Hep beraber stada ya da salona koşsak takımımızla birlikte coşkuyu stad ya da salon da yaşasak daha doğal olmaz mı?
Gelelim yerel sıkıntılarımıza. Bilidiğiniz gibi ilimiz bir futbol kentidir. İllerdeki amatör spor kulübü sayısı diğer illere göre çok fazladır. Hele hele diğer illerde amatör sporlar ya belediyeler yada kurumlar tarafından yönlendirilmektedir. Kısaca taraftarın, mahallelerin desteklediği ya da yaşattığı kulüp sayısı çok azdır. Bu tür kulüplerin sayısı ilimizde fazladır. Son yıllarda ilimizde yapılan ya da yenilenen tesisler bir bir amatörün elinden yavaş yavaş alınmaktadır. Amatörler daha çok çevre ilçelerdeki veya beldelerdeki sahalara kaydırılmaktadır. Merkezdeki saha ve tesislerde profosyonel takımların maçlarının oynandığı yada antreman yaptığı alanlar haline gelmektedir. Bu sahalarda amatörlerin antreman yapma imkanı yok denecek kadar azalmıştır.
Hangi amatör kulübümüz sürekli yol parası verip antreman için ilçe ve beldelere gidebilir. Bu bir olur iki olur üçüncü de stop eder.
Pelitliye 5.000 kişilik salon yapılıyormuş. Sorarım size olimpiyatlardan sonra bu salon kimler tarafından kullanılabilir?
Saha ve tesislerimiz restore edilerek profosyonel kulüplere servis edilmeye başlandı. Belediye ve kurum imkanlarından amatörlerimizin yararlanma şansı yok denecek kadar az. Eskişehir belediyesi 15 adet saha yaparak amatör takımlarına tahsis etmiş bu tesislerde amatör takımlar hem çalışıyor hem de halı saha olarak kiraya vererek gelir sağlıyorlar. Bizim amatör kulüplerimizinde bu ve bunun benzeri imkanlar haklarıdır diye düşünüyorum.
Bu imkanları kulüplerimize sağlarsak daha sağlıklı toplumlar yetişmesine katkı sağlayabiliriz. Aksi takdirde daha çok TV yorumcularının veya gazetecilerin ağızlarına sakız oluruz.
Son söz: Topyekün olarak, kırmadan dökmeden hakkımızı ararsak aşamayacağımız engel yoktur.