Her devrin kralcıları!

29.Nisan.2017

Bunların hiçbir birikimleri yoktur, Kitap okumazlar, emeğe saygılı değillerdir, kültür bunlar için gereksiz bir yüktür, Tarih bilmezler ama tarihten bahsedenleri eğer kendi biatçı anlayışlarına uygun görmezlerse hemen “kral adına” taşlamaya başlarlar!

Memleket meseleleri bunların uzmanlık alanıdır! Kral’ın ağzına bakarlar; kral ne diyorsa “allandıra ballandıra” kralın sözlerini, diyar bir diyar gezer tekrar ederler! Beslenme kanalları sadece burasıdır, yalancılık, riyakârlık, inkâr, yağcılık; bunlar yemeklerinin değişmez menüsüdür!

Kendilerine, yaratıcı tarafından verilen “cüz’i iradeyi” asla kullanmak istemezler! Kendileri adına başkalarının düşünmüş olduklarına inanırlar ve hiç zahmet çekmeden onları sahiplenir, savunurlar! Bunlar her devrin, her partinin, her sivil toplum kuruluşunun adamı rolüne girebilirler!

Rolünü yaptıkları kişi ya da kurumların toplumsal etkisi devam ettikçe, bunlarında temsil çığırtkanlıkları devam eder! Havayı çok iyi koklarlar, gelişmeler savundukları kişi ya da fikirleri başarısız kılarsa, hemen; “durumdan vazife çıkararak” sanki daha önce savundukları, kişi, kurum ve durumlarla hiçbir ilgileri yokmuş gibi bu sefer yeni gelişmelerin en ateşli savunucusu olurlar! Mitinglerde en önde ellerinde bayrakları ile avazları çıktığı kadar bağırırken gördüğünüz kralcılar, toplantılarda, mümkünse protokolde bile oturmayı başarırlar!

Liderlerin eskortlarındaki en dikkat çekici araç bunlarıdır, hava alanlarında karşılanan önemli kişilere sunulacak çiçekler bunların kucağında taşınır! Hak etmedikleri şöhrete, alın teri akıtmadıkları servetlere sahip olur yine de doymazlar! İhtiraslarını iman derecesinde benimsediklerinden doyumsuz, toplumun efendiliğini yüzsüzlükleri dolayısı ile sermaye olarak kullanmakta mahirdirler.

İkiyüzlülüklerinden, riyakârlıklarından, yalancılıklarından, yağcılıklarından dolayı savundukları kişi ya da kurumlar; bunların “kraldan çok kralcı” tutumlarını kolay kolay anlayamaz, çözümleyemezler! Bu tehlikeli durumun farkına varıldığı zaman ise bu tip kişiler çoktan bir başka gelişmenin, kişi ya da kurumun en ateşli savunucusu olmuşlardır ve yeni durumu benimsedikleri için suçlandıklarını ilan ederek bu sefer yeni rollerinin “güven endeksini” oluştururlar!

Bunlar, sıradan vatandaş, bürokrat, memur, amir, üye, mücadele adamı, dava adamı, eski “şucu-bucu” rollerinde olabilirler. Kendi rollerinin farkına varılmadan “şakşakçılıklarından dolayı” atandıkları önemli mevkilerde çok büyük tahribatlar yapabilirler!

Bunlardan kurtulmanın tek çaresi vardır, o da şudur: “İşi ehline emanet ediniz ”ilahi emrine uymak! Bu emre uyulursa; riyakârlıktan başka hiçbir vasfı olmayan “her devrin kralcıları” ortada kalır! İşte bu kadar.

Yazarın Diğer Yazıları