Eleştiri var ama düşmanca değil

02.Nisan.2017

Napolyon ne demiş: “Türkler öldürülebilir, lakin yenilmezler...” Lütfen kendi tarihimize bir bakalım. Gerçekten de Türkler,t arihin en eski ve en kahraman milletlerinin başında gelmektedir. Türklerin tarihine bakıldığında hep parlak zaferler ve başarılarla dolu olduğu görülür. Elbetteki içinde bulundukları şartlar, Türkleri hep mücadeleye zorlamıştır.

Bu nedenledir ki; tarih boyunca daima kendi varlığımızı korumak zorunda kalmışızdır. Bilindiği üzere önümüze çıkan en amansız kuvvetler bile nasıl dize getirilmiştir. Türk’ün kendine olan güveni, sonsuz imanı ve vatan aşkı, en güç şartlar altında bile O nu üstün kılmıştır. Türk; cesaret ve verimlilik kaynağıdır. Türk, uygarlık alanında ışık saçıcı, insanlık tarihi içinde haysiyet ve şeref sembolüdür.

Tarih boyunca Türk’ün yeryüzündeki soylu ve asil varlığını parçalamak yok etmek isteyenler olmuştur. En yakın tarihimiz (Kurtuluş Savaşı) bunun en bariz örneği değil midir? Gazetemizin Başdanışmanı Sayın Osman Diyadin, bir yazısında tam yerinde bir tespitte bulundu: “Batı'nın bize olan düşmanlığı zaman zaman sinsice oldu, zaman zaman da ayyuka çıkarak alevlendi…” Gerçekten de Batı'nın bu ikiyüzlülüğü, hiçbir zaman dostluğa sığmayan kalleşçe tutumu ve çekememezliği, bizleri çok daha birlik ve beraber hareket etmeye,saflarımızı sıklaştırmaya vessile olmalıdır.

Bütün bu gerçekleri bugün gayet açık ve net görebiliyoruz. Düşününüz, özellikle batı ülkeleri yapacağımız anayasal değişikliklere karşı cephe oluşturuyorlar. Türkiyemize karşı, Türk milletine karşı ortaya koydukları tutum ve davranışlar. Bu ülkede yaşayan hangi vatandaşımızın içine sindireceği bir durumdur. Güçlü millet, güçlü devlet olmanın esası, birbirimize sımsıkı sarılmaktan geçmektedir. Bu noktada önemli olan bizim içteki durumumuzdur.

Onların ülkemize karşı yaptıkları ve yapmaya yeltenecekleri olumsuz tavır ve hareketlere fırsat verecek ayrıştırıcı eylem ve söylemlerden kaçınmak şarttır. Özellikle iç siyasi rekabetimizi özenle yapmalı, dışarıya karşı bir zaafa düşmemeliyiz. Gerçekte biz onlardan daha özgürlükçü ve demokratız, onlardan çok daha çağdaş bir ülkeyiz. Şu, "diktatör ve tek adam...” yakıştırmalarının Batı'nın ekmeğine yağ sürmek olduğunu görmeli ve böyle saçma söylem ve hareketlerden vazgeçmeli. Batı, biraz da bizim içteki bu durumumuzu bahane olarak kullanıyor. Lütfen dilimizin ölçüsünü iyi ayarlamalıyız. Eleştiri var ama düşmanca değil...