Eğitimde tehlike çanları!

25.Nisan.2017

Ekonomide, yatırımlarda ve sağlıkta yakaladığımız başarı hamlesini ne yazık ki eğitimde ortaya koyamadık. Evet, tarihte eşi benzeri görülmemiş şekilde derslikler, spor salonları, laboratuvarlar, kütüphaneler yapıldı.

Bir devrim niteliğinde olan Fatih Projesi hayata geçirildi. Ama eğitimde istenilen oranda başarı elde edilemedi. Peki, her alanda yaşanan iyileşme ve gelişmeler neden eğitime yansıyamadı? Şüphesiz eğitimin fiziki olarak birçok sorunu çözüldü. Ama manevi anlamda bir şeyler hep eksik kaldı... 

Maalesef, eğitimde bütün ülkelerin itibar ettiği PISA'da hep arka sıralarda yer almaya başladık. Ve uluslararası sınavlarda öğrencilerimiz istenilen başarıyı ortaya koyamadı. Oysa, iktidar tarafından ortaya konan Türkiye'nin 2023, 2053 ve 2073 hedeflerine ulaşması için eğitim çok önemli. OECD'nin uluslararası öğrenci değerlendirme programı PISA'nın verileri bize bu konuda ışık tutuyor.

PISA'nın geçen hafta yayınladığı raporda çok çarpıcı veriler var. 72 ülkeden 540 bin öğrencinin katıldığı çalışmaya göre, en mutsuz öğrenciler Türkiye'de. PISA raporuna göre, Türkiye’de 15 yaş düzeyindeki öğrencilerin 28.6’sı hayatından hiç memnun değil. Türkiye; ‘Yaşam Memnuniyeti’ sıralamasında 10 üzerinden 6.12 puanla son sırada yer aldı.

En mutlu öğrencilere sahip ülke ise 8.27 puanla Meksika oldu. Avrupa’nın PISA’da en iyi performans gösteren ülkelerinden biri olan Finlandiya 7.89 ile ikinci sıraya yerleşirken, Hollanda 7.83 ile üçüncü oldu. PISA verilerine göre, Türkiye’de 15 yaş düzeyindeki öğrencilerin 28.6’sı hayatından hiç memnun değil. ‘Sınava iyi hazırlanmasına rağmen çok kaygı duyduğunu’ söyleyen öğrenci oranı 58.8 olurken, yüzde 56'sı ders çalışırken stres yaşadığını belirtti.

Türkiye, İtalya’nın ardından öğrencilerin ders çalışırken en fazla kaygı duyduğu ikinci ülke oldu. Eğitim, her sektörü etkiliyor. Teknolojide, hukukta, siyasette, tıpta, askeriyede, fende, ekonomide ve diğer sektörlerde nitelikli insanların ortaya çıkması aldıkları eğitimle doğru orantılı.

Bu verilerden sonra şu sorulara cevap vermemiz gerekiyor: Geniş aile ve çekirdek aile modelinin hâlâ çok yaygın olduğu Türkiye'de öğrencilerimiz neden bu kadar mutsuz? Sosyal ilişkiler ve aile bağları açısından bakıldığında hiçbir Avrupa ülkesi Türkiye ile boy ölçüşemez.

Ama başarı ve mutluluk sırasında Avrupa ülkeleri bizden önde. Demek ki bir yerlerde çözülmeyi bekleyen sorun ya da sorunlar var. Şüphesiz, eğitim uzmanları bu konu hakkında daha doğru analizler yapacaklardır.

Çocuklarımızın neyi eksik, ya da onlardan neyi esirgiyoruz da bu sonuçlar ortaya çıkıyor? Suç işleme yaşı, madde bağımlılığı vb. kötülükler neden ortaokullara kadar indi? Oturup bir bir düşünmeliyiz.

Çocuklarımıza daha çok zaman ayırmalı, onlarla ilgilenmeliyiz. Onlara, sevgimizi, şefkatimizi ve merhametimizi her daim göstermeliyiz. Yoksa yukarıda zikrettiğimiz hedeflere ulaşmamız çok zor. EĞİTİMDE